İngilizce Kelime Nasıl Ezberlenir? Kalıcı Öğrenmenin Etkili ve Pratik Yöntemleri
İngilizce kelimeleri ezberleyip kısa sürede unutmak yerine, cümleler, hayal gücü ve hikâyelerle nasıl kalıcı öğrenebileceğinizi keşfedin.
İngilizce Kelime Ezberlemeyin, Öğrenin
Bir kelimeyi sadece Türkçe karşılığıyla ezberlemek yerine; cümle içinde görün, zihninizde canlandırın, küçük bir hikâye kurun ve kendi cümlenizde kullanın. Böylece kelimeler daha anlamlı ve kalıcı hale gelir.
İngilizce Kelimeleri Kalıcı Öğrenmenin Yolu: Kelimeyi Öğren, Cümlede Gör, Hayal Et ve Gerçekte Kullan
İngilizce öğrenirken en sık karşılaşılan sorunlardan biri şudur: “Yeni kelimeleri öğreniyorum ama birkaç gün sonra unutuyorum.”
Bu durum çoğu zaman hafızanın zayıf olmasından değil, kelimelerin nasıl öğrenildiğinden kaynaklanır.
Bir kelimeyi yalnızca Türkçe karşılığıyla ezberlemek, kelimeyi gerçekten öğrenmek anlamına gelmez.
Örneğin:
borrow = ödünç almak
şeklinde çalıştığınızda kelimeyi bir süre hatırlayabilirsiniz. Ancak konuşma sırasında gerçekten kullanmanız gerektiğinde aklınıza gelmeyebilir.
Bunun yerine kelimeyi bir cümle, görüntü ve hikâye ile birlikte öğrenin. Böylece kelimeyi sadece ezberlemiş olmaz, gerçekten ne zaman ve nasıl kullanıldığını daha kolay öğrenirsiniz.İngilizce Kelimeleri Cümle İçinde Öğrenin
Örneğin:
Borrow
Sadece:
borrow = ödünç almak
şeklinde ezberlemek yerine kelimeyi bir cümle içinde öğrenin:
Can I borrow your pen?
Kalemini ödünç alabilir miyim?
Şimdi bir an durun ve gözlerinizi kapatın.
Kendinizi bir ofiste hayal edin. Kaleminiz yanınızda değil. Önemli bir not almanız gerekiyor ve birazdan başlayacak toplantı için birkaç şeyi hızlıca yazmanız lazım ama kaleminizi bulamıyorsunuz.
Yanınızdaki arkadaşınızın elinde mavi bir kalem var. Ona dönüyorsunuz ve:
“Can I borrow your pen?”
“Kalemini ödünç alabilir miyim?”
diyorsunuz.
Arkadaşınız size kalemi uzatıyor.
Şimdi borrow kelimesini sadece “ödünç almak” olarak düşünmeyin. Gözünüzün önünde bir ofis, bir arkadaş, bir kalem ve gerçekleşen bir konuşma var.
İşte amaç bu: kelimeyi sadece görmek değil, kelimeyi bir olayın içinde yaşamaya çalışma
Marry
marry = evlenmek
Şimdi sanki gerçekten yaşanıyormuş gibi düşünün.
Sevdiğiniz kişiyle uzun zamandır birliktesiniz. Birlikte güzel anılar biriktirdiniz ve artık hayatınızı onunla geçirmek istediğinize karar verdiniz. Birlikte güzel bir akşam yemeği yiyorsunuz. Yemekten sonra ayağa kalkıyorsunuz. elini tutuyorsunuz ve heyecanlı bir şekilde ona bakıyorsunuz.
Sonra yüzüğü çıkarıp:
Will you marry me?
Benimle evlenir misin?
diyorsunuz.
Karşınızdaki kişi gülümsüyor ve:
Yes, I will!
diyor.
Böylece marry kelimesini sadece “evlenmek” olarak ezberlemek yerine, Bu yüzden kelimeyi gördüğünüzde aklınıza sadece Türkçe karşılığı değil,yaşadığınızı hayal ettiğiniz olay geliyor
borrow ve marry örneklerinden sonra doğrudan bir sonraki yönteme geçebiliriz:
Kelimeyi Kendi Cümlenizde Kullanın
Burada öğrenciye artık borrow ile 2-3 kendi cümlesini, marry ile de 1-2 kendi cümlesini kurdurabiliriz. Bu, yazının “gerçekte kullan” kısmını tamamlar.
Örneğin:
Can I borrow your charger?
Can I borrow your notebook?
ve:
I want to marry her.
She married him last year.
UNUT → HATIRLA → TEKRARLA
1. UNUT
Kelimeyi öğrendikten sonra kitabı veya listeyi kapat. Kelimeyi görme. Bir süre geçsin ve kelimeyi unutmana izin ver.
2. HATIRLA
Birkaç saat veya birkaç gün sonra kendine sor:
“Kalemini ödünç alabilir miyim?”
“Benimle evlenir misin?”
3. TEKRAR GÖR
Hatırlayamadıysan kelimeye tekrar bak. Sonra yeniden hatırlamayı dene.
Bu sistemin temelinde Active Recall (Aktif Hatırlama) vardır.
.