B1 İngilizce Gramer Konuları: 20 Konu, Kolay Anlatım ve Örnekler

A2 seviyesini tamamladınız ve artık İngilizcede daha uzun, daha doğal ve daha ayrıntılı cümleler kurmak mı istiyorsunuz? B1 seviyesinde geçmişteki olayları sıralamayı, hayali durumlardan bahsetmeyi, başkasının sözünü aktarmayı, tahmin yürütmeyi ve fikirlerinizi bağlaçlarla birbirine bağlamayı öğrenirsiniz. Bu rehberde B1 seviyesinde sık karşılaşacağınız 20 temel gramer konusunu basit Türkçe açıklamalar ve kısa örneklerle inceleyebilirsiniz.

1. Present Perfect Continuous

Geçmişte başlayıp hâlâ devam eden ya da az önce bitmiş ve izi görünen eylemleri anlatırken, işin sürecini vurgulamak için kullanılır.

have / has + been + fiil-ing

  • I have been studying English for two years. İki yıldır İngilizce çalışıyorum.
  • She has been waiting since nine o’clock. Saat dokuzdan beri bekliyor.
  • You look tired. Have you been working all day? Yorgun görünüyorsun. Bütün gün mü çalıştın?
Sonuç mu, süreç mi?
I have written three emails. = Sonuç: üç e-posta yazıldı.
I have been writing emails all morning. = Süreç: bütün sabah e-posta yazıyorum.

know, like, want gibi durum fiilleri bu yapıda kullanılmaz: I have known him for years.

2. For ve Since

Present Perfect ile bir eylemin ne kadar süredir sürdüğünü anlatırken for veya since kullanılır. Soru kalıbı: How long…?

KelimeKullanımÖrnek
forsürefor two years, for a week, for ten minutes
sincebaşlangıç noktasısince 2020, since Monday, since I was a child
  • I have lived here for five years. Beş yıldır burada yaşıyorum.
  • I have lived here since 2020. 2020’den beri burada yaşıyorum.
  • How long have you worked here? Ne zamandır burada çalışıyorsun?
Dikkat: Türkçedeki “iki yıldır çalışıyorum” cümlesi İngilizcede Present Simple ile kurulmaz.

❌ I work here for two years.
✓ I have worked here for two years.

Present Perfect ile Past Simple farkını görmek için Present Perfect ve Past Simple Farkı yazımıza bakabilirsiniz.

3. Past Continuous

Geçmişte belirli bir anda devam etmekte olan eylemi anlatır.

was / were + fiil-ing

  • At eight o’clock yesterday, I was watching TV. Dün saat sekizde TV izliyordum.
  • They were playing football at five. Saat beşte futbol oynuyorlardı.
  • What were you doing last night? Dün gece ne yapıyordun?
  • She wasn’t sleeping. Uyumuyordu.

4. Past Simple ve Past Continuous: When / While

Uzun süren bir eylemin sırasında kısa bir olay gerçekleştiğinde, uzun eylem Past Continuous, kısa olay Past Simple ile anlatılır.

  • I was walking home when it started to rain. Eve yürürken yağmur başladı.
  • While she was cooking, the phone rang. O yemek yaparken telefon çaldı.
  • When I arrived, they were having dinner. Ben vardığımda akşam yemeği yiyorlardı.
While genellikle devam eden eylemin önüne gelir. İki eylem aynı anda sürüyorsa ikisi de Past Continuous olabilir:

While I was studying, my brother was playing games.

5. Past Perfect

Geçmişteki bir olaydan daha önce gerçekleşmiş olayı anlatır.

had + fiilin 3. hali

  • When I arrived at the station, the train had already left. İstasyona vardığımda tren çoktan kalkmıştı.
  • She was tired because she hadn’t slept well. Yorgundu çünkü iyi uyumamıştı.
  • Had you finished before he called? O aramadan önce bitirmiş miydin?
İki geçmiş olaydan önce olan Past Perfect, sonra olan Past Simple ile anlatılır. Sık kullanılan kelimeler: already, just, never, before, by the time

6. Used To ve Would

Used to, geçmişte tekrar eden alışkanlıkları veya artık geçerli olmayan durumları anlatır.

used to + yalın fiil

  • I used to play football every weekend. Eskiden her hafta sonu futbol oynardım.
  • We didn’t use to have a car. Eskiden arabamız yoktu.
  • Did you use to live here? Eskiden burada mı yaşardın?
Geçmiş alışkanlıklarda would da kullanılabilir: When I was a child, I would visit my grandmother every summer.

Durum fiilleriyle would kullanılmaz: ❌ I would have a dog. ✓ I used to have a dog.

I am used to getting up early. cümlesinde anlam farklıdır: erken kalkmaya alışkınım. Ayrıntı için Used to, Be Used to ve Get Used to Farkı yazımıza bakın.

7. Gelecek İçin Zaman Cümlecikleri

when, as soon as, before, after, until gibi kelimelerden sonra gelecekten bahsederken Present Simple kullanılır. Ana cümlede ise genellikle will gelir.

  • I’ll call you when I arrive. Vardığımda seni arayacağım.
  • As soon as she finishes, we will leave. O bitirir bitirmez çıkacağız.
  • We won’t start until everyone comes. Herkes gelene kadar başlamayacağız.
When / before / after / until sonrasında will kullanılmaz.

❌ I’ll call you when I will arrive.
✓ I’ll call you when I arrive.

8. Zero Conditional

Genel doğruları, bilimsel gerçekleri ve alışkanlıkları anlatır. Sonuç her zaman aynıdır.

If + Present Simple, Present Simple

  • If you heat ice, it melts. Buzu ısıtırsan erir.
  • If I miss the bus, I walk to work. Otobüsü kaçırırsam işe yürüyerek giderim.
  • Plants die if they don’t get water. Su almazlarsa bitkiler ölür.
Zero Conditional’da if yerine when da kullanılabilir. Tüm if cümleleri için If Clause Konu Anlatımı yazımıza bakabilirsiniz.

9. Second Conditional

Şu anda gerçek olmayan ya da gerçekleşmesi çok zor olan hayali durumları ve olası sonuçlarını anlatır.

If + Past Simple, would + yalın fiil

  • If I had more time, I would learn Spanish. Daha fazla vaktim olsaydı İspanyolca öğrenirdim.
  • If I were you, I would take the job. Senin yerinde olsam o işi kabul ederdim.
  • What would you do if you won the lottery? Piyangoyu kazansan ne yapardın?
TipAnlamÖrnek
First Conditionalgerçekleşmesi mümkünIf it rains, we will stay at home.
Second Conditionalhayali, olası değilIf I won the lottery, I would buy a house.
If cümlesindeki Past Simple geçmişi değil, hayali bir durumu gösterir. If I were yapısında tüm öznelerle genellikle were kullanılır.

10. Passive Voice

Eylemi yapan kişi değil, eylemden etkilenen şey önemli olduğunda kullanılır.

am / is / are / was / were + fiilin 3. hali

ZamanActivePassive
Present SimpleThey build many houses here.Many houses are built here.
Past SimpleSomeone stole my bike.My bike was stolen.
  • English is spoken in many countries. İngilizce birçok ülkede konuşulur.
  • The window was broken last night. Pencere dün gece kırıldı.
  • Romeo and Juliet was written by Shakespeare. Romeo ve Juliet Shakespeare tarafından yazıldı.
Eylemi yapan kişi önemli değilse veya bilinmiyorsa söylenmez. Söylenecekse by kullanılır. Tüm zamanlar için Passive Voice Konu Anlatımı yazımıza bakabilirsiniz.

11. Reported Speech: Cümleler

Birinin söylediğini aktarırken fiil genellikle bir adım geçmişe kayar.

Doğrudan sözAktarılan söz
Present SimplePast Simple
Present ContinuousPast Continuous
Present Perfect / Past SimplePast Perfect
willwould
cancould
  • “I am tired,” she said. → She said (that) she was tired. Yorgun olduğunu söyledi.
  • “I will call you,” he said. → He said he would call me. Beni arayacağını söyledi.
  • “We have finished,” they said. → They said they had finished. Bitirdiklerini söylediler.
Say doğrudan kullanılır: He said that… Tell ise kişi ile kullanılır: He told me that…

Zaman ifadeleri de değişir: today → that day, tomorrow → the next day, yesterday → the day before, now → then.

12. Reported Speech: Sorular

Soru aktarılırken düz cümle sırası (özne + fiil) kullanılır. Do / does / did kalkar ve soru işareti konmaz. Evet-hayır soruları if veya whether ile aktarılır.

  • “Where do you live?” → He asked me where I lived. Nerede yaşadığımı sordu.
  • “Are you ready?” → She asked if I was ready. Hazır olup olmadığımı sordu.
  • “What time does the film start?” → I asked what time the film started. Filmin kaçta başladığını sordum.
❌ He asked me where did I live.
✓ He asked me where I lived.

13. Must, Might ve Can’t ile Çıkarım

Elimizdeki bilgilere bakarak bir durum hakkında tahmin yürütürken kullanılır.

YapıAnlamıÖrnek
mustneredeyse kesinHe must be rich.
might / may / couldbelki, olabilirShe might be at home.
can’tneredeyse imkânsızThat can’t be true!
  • He has a big house and three cars. He must be rich. Büyük bir evi ve üç arabası var. Zengin olmalı.
  • The phone is off. He could be asleep. Telefon kapalı. Uyuyor olabilir.
  • She has just started the job. She can’t know everything yet. İşe yeni başladı. Henüz her şeyi biliyor olamaz.
Çıkarımda olumsuz için mustn’t değil can’t kullanılır.

❌ He mustn’t be at home.
✓ He can’t be at home.

14. Be Able To ve Be Allowed To

Can sadece şimdiki zamanda kullanılabilir. Diğer zamanlarda yerine be able to (yapabilmek) ve be allowed to (izin verilmiş olmak) kullanılır.

YapıAnlamıÖrnek
be able toyapabilmek, başarabilmekI wasn’t able to open the door.
be allowed toizin verilmekYou aren’t allowed to park here.
  • She will be able to speak English fluently next year. Gelecek yıl akıcı İngilizce konuşabilecek.
  • Are we allowed to use phones in class? Sınıfta telefon kullanabilir miyiz?
❌ I will can help you.
✓ I will be able to help you.

15. Relative Clauses: Where, Whose ve Ek Bilgi

A2’de öğrendiğiniz who, which ve that dışında B1’de where ve whose da kullanılır.

KelimeKullanımÖrnek
whereyerThis is the café where we met.
whosesahiplikShe is the woman whose son is a doctor.

Ek bilgi veren cümlecikler virgüllerle ayrılır ve bu cümleciklerde that kullanılmaz.

  • My phone, which I bought last week, is already broken. Geçen hafta aldığım telefonum şimdiden bozuldu.
  • The man who called you is here. Seni arayan adam burada.
Cümleyi anlamak için gerekli bilgide virgül yok: The man who called you is here.
Sadece ek bilgide virgül var: My sister, who lives in Ankara, is a nurse.

16. Question Tags

Cümlenin sonuna eklenen kısa sorulardır. Bir bilgiyi onaylatmak veya konuşmayı sürdürmek için kullanılır. Olumlu cümleden sonra olumsuz, olumsuz cümleden sonra olumlu tag gelir.

CümleTag
You are tired,aren’t you?
She doesn’t like tea,does she?
They went home,didn’t they?
It will rain,won’t it?
I am late,aren’t I?
Cümlede yardımcı fiil varsa aynısı kullanılır. Yoksa do / does / did gelir. Ses aşağı inerse onay beklersiniz, ses yukarı çıkarsa gerçekten soru sorarsınız.

17. Indirect Questions

Daha kibar ve resmî sorular sorarken kullanılır. Soru kelimesinden sonra düz cümle sırası gelir, do / does / did kullanılmaz.

  • Where is the station? → Could you tell me where the station is? İstasyonun nerede olduğunu söyleyebilir misiniz?
  • What time does the bank open? → Do you know what time the bank opens? Bankanın kaçta açıldığını biliyor musunuz?
  • Is the museum open? → I wonder if the museum is open. Müzenin açık olup olmadığını merak ediyorum.
Evet-hayır sorularında if veya whether kullanılır.

❌ Could you tell me where is the station?
✓ Could you tell me where the station is?

18. Stop, Remember, Forget, Try: Gerund mı, Infinitive mi?

Bazı fiillerden sonra -ing mi, to + fiil mi geldiğine göre anlam değişir.

YapıAnlamıÖrnek
stop doingbir şeyi bırakmakHe stopped smoking.
stop to dobir şey yapmak için durmakHe stopped to buy water.
remember doingyaptığını hatırlamakI remember meeting her.
remember to doyapmayı unutmamakRemember to lock the door.
try doingdenemekTry adding some salt.
try to doçabalamakI tried to open the window.
Edatlardan sonra fiil -ing alır: She is good at cooking. / I’m interested in learning languages.

19. Too, Enough, So ve Such

YapıAnlamıÖrnek
too + sıfatgereğinden fazlaIt’s too hot to go out.
sıfat + enoughyeterinceHe is old enough to drive.
enough + isimyeterliWe have enough time.
so + sıfatçokThe film was so boring.
such + (a/an) + sıfat + isimçokIt was such a boring film.
  • This bag is too heavy for me. Bu çanta benim için fazla ağır.
  • She is so kind. O çok nazik.
  • She is such a kind person. O çok nazik biri.
Too olumsuz bir sonuç taşır: gereğinden fazla demektir. Very ise sadece “çok” anlamına gelir.

It’s very hot, but we can go out. / It’s too hot. We can’t go out.

20. Although, However, Despite ve Because of

Fikirlerinizi birbirine bağlamak ve zıtlık ya da neden belirtmek için kullanılır.

KelimeSonrasındaÖrnek
although / even thoughcümleAlthough it was raining, we went out.
despite / in spite ofisim veya -ingDespite the rain, we went out.
howeveryeni cümle (virgülle)I was tired. However, I finished the work.
becausecümleWe stayed home because it was raining.
because ofisimWe stayed home because of the rain.
sosonuç cümlesiI was hungry, so I ordered a pizza.
Although sonrası cümle gelir: Although he is rich…
Despite sonrası isim gelir: Despite his money…

❌ Despite of the rain.
✓ Despite the rain. / In spite of the rain.

Kendini Test Et

Aşağıdaki soruları cevaplayarak B1 gramer konularını ne kadar anladığınızı kontrol edin.

  1. I ___ English for three years. (have been learning / am learning)
  2. She has lived here ___ 2019. (for / since)
  3. I ___ when the phone rang. (was cooking / cooked)
  4. When we arrived, the film ___. (had started / has started)
  5. I ___ my grandparents every Sunday when I was a child. (used to visit / was used to visit)
  6. I will call you when I ___ home. (get / will get)
  7. If I ___ rich, I would travel the world. (am / were)
  8. English ___ in many countries. (speaks / is spoken)
  9. He said he ___ tired. (is / was)
  10. She asked me where I ___. (lived / did I live)
  11. He works very long hours. He ___ be tired. (must / can’t)
  12. ___ the rain, we went for a walk. (Despite / Although)
Cevapları gör

1) have been learning
2) since
3) was cooking
4) had started
5) used to visit
6) get
7) were
8) is spoken
9) was
10) lived
11) must
12) Despite

Ücretsiz demo ders

B1 seviyesindeki gramer bilgilerinizi konuşmada kullanmaya başlayın

Gramer kurallarını bilmek önemli; ancak onları gerçek konuşmalarda kullanabilmek İngilizce gelişiminizin asıl parçasıdır. Seviyenizi ve hedefinizi seçin, size özel mesajınız WhatsApp’ta hazır olsun.

Mevcut seviyeniz

Birincil hedefiniz

Demo ders ücretsizdir ve herhangi bir bağlayıcılığı yoktur. Seviyenizden emin değilseniz önce ücretsiz seviye analizimizi tamamlayabilirsiniz.

Previous
Previous

İngilizce Konuşma Kalıpları: 868 Cümle · Ücretsiz PDF

Next
Next

B1 İngilizce Kelimeler: En Önemli 250 Kelime ve Örnek Cümleler